Gezi / Gözlem

Marmaris ve Çevresi Gezilecek Yerler

Marmaris, ne Akdeniz’li ne de Ege’li ! Antalya tatil bölgesi ile İzmir-Bodrum tatil hattının arasında kalmış, adından hep iyi söz ettirmiş, görenlerin müdavimi olduğu tatil yöremiz. Ne zamandır plan yapıyorduk, sadece Marmaris tatili yapalım etrafını görelim diye, sıra geldi nihayet :)

Önce Marmaris’e hangi yoldan gidilir diye düşündük. Bence tatil yol yapmak olduğu için tercihimiz karayolu, güzergahımız da Bursa-Balıkesir-İzmir-Aydın-Muğla oldu. Farklı yollar da tercih edebilirsiniz, ancak bu yolu yollarının düzgünlüğü ve emniyetli bir sürüş sağladığı için seçtik, bir de küçük çocuklarla da seyahat edince her an iyi bir dinlenme tesisi bulma ihtiyacı da bize bu yolu tercih ettirdi.

Muğla Yatağan’dan geçerken Bozüyük’e de uğramadan olmazdı. Belki Bozüyük’te ne varmış diyeceksiniz ama buranın televizyonda izlediğiniz Güzelköy dizisinin çekildiği köy olduğunu söylersem herhalde büyük bir çoğunluk hatırlamış olacak. Artık ismi de diziden sonra Güzelköy olmuş :) Bir dizi film çekiminin bir yörenin tanıtımına nasıl katkı yaptığını etrafınızdaki kalabalıkları görünce hayretle göreceksiniz. Köyde yer alan Pınarbaşı tesisine uğrayarak hem serinleyip yol yorgunluğu atabilir, hem de akan sular içinde kurulu masalarda yemek yiyip, tarihi çınarda fotoğraf çektirebilirsiniz.

Marmaris Yolu Güzelköy Pınarbaşı

Marmaris Yolu Güzelköy Pınarbaşı

Marmaris’e gelmeden bu bölgede isteklerinize uygun nerede kalacağınızı da önceden belirlemeniz lazım. Bizim tatil beklentimiz, temiz deniz ve koylar, doğa ve çevre gezileri olduğu için Turunç Koyu’nu tercih ettik. Eğer hareketliliğin, eğlencenin merkezinde tatil yapmak hedefiniz ise Marmaris merkezine yakın yerleri tercih etmenizde fayda var. Aşağıdaki haritada kare içine aldığım bölgede yer alan yerleri ziyaret ederseniz artık Marmaris hakkında oldukça detaylı bir bilgiye sahip olmuş olursunuz. Zamanınıza ve enerjinize göre diğer yerleri de görebilirsiniz elbette :)

Marmaris Harita

Turunç
Turunç’a Marmaris’ten sonra İçmeler üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Marmaris – İçmeler arası yol gayet güzel, zaten yol üzerindeki oteller sayesinde Marmaris ve İçmeler birbirine bağlı ve sanki İçmeler Marmaris’in bir mahallesi olmuş. Asıl zor yol İçmeler – Turunç arasında. Dar, virajlı ve orman içi yaklaşık 10 km bir dağ yolu var. Önce tırmanıyorsunuz sonra da tepede nefis Turunç koyu manzarasını bir süre seyrederek (durarak seyretmenizi tavsiye ediyorum, zira yol virajlı ve tehlikeli) aşağıya iniyorsunuz.

Turunç dağlar arasında küçük bir ovaya kurulmuş, küçük bir koyu olan, kendine yetebilen şirin bir yer. Biz kalma tercihimizi yamaçta, orman içinde yer alan bir tesisten yana kullandık. Böylece Turunç’un nefis koy manzarasını her an balkonumuzda ve odamızın içinde hissediyorduk.

Marmaris Turunç

Marmaris Turunç

Turunç’un küçük bir sahili var, denizi temiz ancak kumsalı dar ve küçük. Tüm kumsal tesisler ve tesisler tarafından işletilen şezlonglarla kaplı. Biz çok kalabalığı sevmediğimiz için sadece ilk geldiğimiz gün yol yorgunluğunu atmak için burada denize girdik. Diğer günler çevredeki koyları tercih ettik. Turunç’ta her türlü alışveriş ihtiyacınızı karşılayacak dükkanlar, marketler, kafe ve restoranlar bolca mevcut.

Kumlubük
Temiz deniz ve koy ihtiyacımızı Kumlubük’te fazlasıyla bulduk :) Turunç’tan arabayla bir 10 dakika daha ileriye gittiğimizde bu bölgenin en temiz denizlerinden birine ulaştık. Araba yolu dar ve bir kısmı patika yolu olsa da korkmadan ilerlerseniz nefis bir koya ve pırıl pırıl bir denize ulaşılıyor. Zaten burası bu bölgede arabayla gelinebilecek son nokta.

Kumlubük koyu, aynı zamanda gezinti tekneleri ve lüks yatların mutlaka uğradığı bir yer, bazı gezinti tekneleri de korsan gemisi şeklinde tasarlanmış, harika görünmüş :) Koyda konaklamak için bir tesis ve marina var. Tercihinize göre dilerseniz tesislerden faydalanabilir, dilerseniz koyun diğer tarafında arabanızı sahile kadar çekip kendi şezlong ve şemsiyelerinizle denizin tadını çıkarabilirsiniz.

Marmaris Kumlubük Deniz

Marmaris Kumlubük Gezi Teknesi

Turunç – Kumlubük yolunun üzerinde Amos tarihi kentini de meraklıları gezebilir. Aynı yerde bulunan Profesörler Sitesi’nin yol üzerindeki kapısında aşağıya doğru arabanızla indiğinizde Amos Beach adında ağaçlar içinde güzel küçük bir koy ile karşılaşırsınız. Burada müşterilerine şemsiye, şezlong ve restoran hizmeti veren bir tesis de var.

Çiftlik
Temiz, pırıl pırıl bir deniz bulabileceğiniz bir başka yer Çiftlik koyu. Turunç ile İçmeler arasındaki dağ yolunu, Bayır köyü istikametine devam edip Bayır köyü içinden Çiftlik sapağına dönüyorsunuz. Yol üzerinde çeşit çeşit bal satan, sac tava yapan tesisler var :) Bayır köyüne geldiğinizde mutlaka Çiftlik sapağını yöre halkına sormanızda fayda var, zira yolda herhangi bir yönlendirme levhası mevcut değil. Çiftlik yolu asfalt ama dar ve virajlı. Çiftlik koyuna vardığınızda sizi küçük bir marina ve yemek yiyebileceğiniz tesisler karşılıyor ve de nefis bir denizi olan güzel bir koy. Koyda denizin tam ortasında bulunan küçük bir ada güzel bir manzara oluşturuyor. Sahilde taşlar içerisinden soğuk bir temiz su kaynağı çıkıyor, yanına şezlong ve şemsiyelerini koyarsanız hem ayaklarınızı soğuk kaynak suyuna sokar hem de önünüzdeki denizin tadını çıkarırsınız :)

Marmaris Çiftlik

İçmeler
Turunç’a en yakın koylardan biri de Marmaris’ten hemen sonra gelen İçmeler. Aslında İçmeler’e küçük Marmaris de diyebiliriz. Uzun bir plajı, otelleri, apartları, kafeleri, restoranları, alış veriş caddeleri ve eğlence mekanları ile her şeyi bir arada bulabileceğiniz bir yer. Marmaris’ten gelirken İçmeler’in hemen girişinde yol kenarında tüm koyu görebileceğiniz, güzel bir manzarası olan bir kafe var, oturup bir çay içip manzarayı izleyebilirsiniz. İçmelere iki kere günü birliğine geldik, ilki denize girmek için ikincisi akşam yemeği için. Öncelikle, denizi beklediğim gibi bulamadığımı söylemem lazım, plajlar oldukça kalabalık ve her yer dip dibe tesislerin şezlongları ile dolu. Denizi çok temiz değildi ve deniz tabanı bazı yerlerde yosun kaplıydı. Yemek yerlerinde ise alternatif oldukça çok, neredeyse tüm ülke mutfaklarını müşterilerine sunan restoranlar mevcut, o yüzden de tüm bu restoranlar turist dolu. Türkiye’de mi yoksa yurtdışında mı tatil yapıyorsunuz diye düşünmeden edemiyorsunuz. Biz klasik Türk yemekleri yapan bir restoranda yemek yemek istedik ama bulmamız yarım saatten fazla sürdü. :)

Dalyan
Marmaris ve çevresindeki koyları dolaştıktan sonra artık daha uzak mesafelere çevre gezilerimizi yapmaya başladık. Harita üzerinden de görebileceğiniz üzere Marmaris’i ortaya aldığımızda bir sağında bir de solunda olmak üzere Dalyan ve Datça’yı gezi rotamıza aldık.

Marmaris Dalyan Harita

Öncelikle en uzak mesafede olan Dalyan’ı hedefledik. Dalyan’a Turunç’tan düzenli tekne turları da yapılıyor, ancak biz rahat hareket etmek ve yol üzerinde başka yerleri de görmek için karayolunu tercih ettik. Yolumuz yaklaşık 100 km ve 2 saat. Marmaris üzerinden önce Köyceğiz’e yol aldık. Bu yol üzerinde küçük küçük nar ve portakal suyu satan dükkanlar var, mutlaka durup bu şifa deposu meyve sularından içmenizi tavsiye ediyorum. Köyceğiz gölün kenarına kurulu, kendi halinde, sessiz sakin bir ilçe. Göl kenarına inip kafelerden birine oturup çayınızı yudumlarken nefis göl manzarasını içinize çekip yorgunluk atabilirsiniz.

Moladan sonra yolumuza devam edip Dalyan’a ulaştık, ancak durmayıp öncelikle İztuzu plajını ve caretta caretta kaplumbağalarını görmeyi tercih ettik. Yol üzerinde Gölbaşı denilen bir yerde durup öğle yemeği yedik. Göl kenarında, sazlıklar içinde kurulu, etrafta kaplumbağa ve ördeklerin yüzdüğü, oldukça keyif alarak yemek yediğimiz bir mekan oldu.

Marmaris Dalyan Gölbaşı

İztuzu Plajı, kilometrelerce uzunlukta tertemiz denizi olan bir plaj. Biraz etrafa bakındıktan sonra asıl hedefimiz olan caretta carettaları görmek için plajın arkasında yer alan rehabilitasyon merkezini ziyaret ettik. Burada yaralanmış, bakıma muhtaç caretta carettaları büyük havuzlar içinde yüzerken yakından görebilirsiniz. Her birine birer isim konmuş ve künyesi yazılmış panolarda. 70 yaşında olanları görünce insanın hayranlığı kat kat artıyor bu güzel canlılara karşı.

Marmaris Dalyan İztuzu Caretta Caretta

Artık hedefimiz olan Dalyan’a geldik. Dalyan Köyceğiz gölünün Akdeniz’e doğru bağlandığı nehir üzerinde kurulmuş, şirin bir kasaba. İstanbul Ağva’yı bilenler hemen burayı Ağva’ya benzetecektir. Dalyan’ın içi oldukça canlı ve turistik bir merkez. Nehir kenarında oteller, apartlar oldukça popüler, bir de nehir boyunca sizleri gezdirmek için bekleyen tekneler. Biz de bu nefis tecrübeyi edinmek için hemen bindik birine. Teknelerin 2 rotası var, ya yukarı Köyceğiz gölünün ağzına götürüyor ya da aşağıya İztuzu Plajı’na. Biz İztuzu Plajı’ndan yeni geldiğimiz için yukarı doğru yani Köyceğiz gölüne gezi yönünü seçtik. Meşhur kaya mezarları hemen Dalyan merkezinin karşısındaki tepelerin yamaçlarında olduğu için görmemeniz imkansız. Nehir kenarında çamur banyosu yapılabilen bir tesis de bulunuyor, biz tekne ile durup tesisi gezdik sadece. Meraklıları buraya gelip çamur banyosu yapabilir. Tesiste gelen ünlülerin basında çıkan haberlerini görmek de mümkün. Sazlıklar arasında, nefis nehir manzaraları eşliğinde yaptığımız tekne gezintisi tatilimizin önemli hatıralarından biri oldu. Bir de tekne ile ilerlerken nehir de yüzen carette caretta ile karşılaşınca da bal kaymak oldu çocuklara :)

Marmaris Dalyan Tekne Turu

Marmaris Dalyan Tekne Turu

Datça
En çok merak ettiğim yerlerden biri de Datça idi. Datça’ya Marmaris üzerinden gidilebildiği gibi İçmeler üzerinden bir ara bağlantı yolu ile de gidilebiliyor. Bu yolu jeep safari turları da kullanıyor, ama yol güzel ve asfalt. Biz Turunç’ta kaldığımız için İçmeler üzerinden bu ara bağlantı yolunu kullanarak Marmaris’e kadar gitmeye gerek kalmadan Datça yoluna çıktık. Datça yolu genişletilmiş ve asfalt bir yol. Yolun bir bölümünde ilerlerken hem sağınızda hem de solunuzda denizi görmek her yerde bulamayacağınız bir heyecan yaşatıyor. Datça’ya varana kadar yol üzerinde internet sitelerinde duyduğunuz tüm tesislerin önünden geçiyorsunuz, Aktur, Billurkent siteleri sırasıyla bu yol üzerinde. Bütün siteler ve tesisler Datça’ya giderken yolun sol tarafında yani Akdeniz’e bakan tarafında yer alıyor, enteresan olan yolun sağ tarafında Ege’ye bakan tarafta bu büyüklükte tesis yok.

Datça’ya ulaştığınızda büyük bir yerleşim yeri ile karşılaşıyorsunuz ama size kendi içinde yaşayan küçük bir kasaba havası hissi veriyor. Datça merkezinde denize giriliyor ama geniş plajlar, kumsallar beklemeyin. Zaten akşamları merkezdeki kumsala önündeki restoranlar masalarını yerleştiriyor ve size akşamları kumsal üzerinde yemek yeme deneyimi sunuyor. Datça’ya geldiyseniz dönerken mutlaka yanınızda 2 şey almanız lazım. Birincisi badem ikincisi de bal :) Bu bölgenin yarımada olmasından kaynaklanan havasının güzelliği burada yetişen ürünlere de yansımış. Her yer badem ağacı tarlaları ile dolu ve bal üreticiliği oldukça önemli seviyede. Datça merkezde, ana cadde üzerinde bütün bu ürünleri yan yana farklı marka dükkanlardan temin edebilirsiniz.

Datça’ya gelmişken adını ve methini çok duyduğum Palamutbükü’ne de gittik. Datça’dan sonra uzun bir yol gidip önce köyüne sonra da sahiline geldiğimizde yaşadığım tek duygu hayal kırıklığı oldu. Sahili taşlık ve tesislerin şezlongları ile parsellenmiş, hizmet veren tesisler aile çay bahçesi havasında ve bakımsız, fiyatlar uçmuş, çalışanlar hayatlarından bıkmış ve hizmet seviyesi çok düşük. Denizi ise o bölgede her yerde bulabileceğiniz bir deniz, o kadar yol gitmeye değmez bence :)

Datça’yı da gördükten sonra böylelikle bu tatilimizin de sonuna gelmiş olduk. Marmaris ve çevresi yemyeşil çam ormanları ve pırıl pırıl koyları ile aklımda kalacak, mutlaka görülmesi gereken bir yer.

Yorum Yaz

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com